| Bekliyorum
| I'm waiting
|
| İçinde hiçliğin
| in the nothingness
|
| Acelem yok, hani
| I'm in no hurry, you know?
|
| Beni seçecektin?
| Would you choose me?
|
| (Ah) Başından geçen şu kirli koca dünya
| (Ah) This dirty big world you've been through
|
| Bilemedim ki, yoksa kalırdım yanıbaşında
| I didn't know, otherwise I would have stayed by your side
|
| Hatırlar mısın
| do you remember
|
| Üç kuruşluk zenginliğimizi
| Our three cents of wealth
|
| Yanan benim, gidiyorum
| I'm burning, I'm leaving
|
| Hiç kimsesizim
| I am nobody
|
| (Ah) Başından geçen şu kirli koca dünya
| (Ah) This dirty big world you've been through
|
| Bilemedim ki, yoksa kalırdım yanıbaşında
| I didn't know, otherwise I would have stayed by your side
|
| Herkesin yabancı olduğu bir dünyada yaşıyoruz
| We live in a world where everyone is a stranger
|
| Kimsesiz ve de garip
| Lonely and also strange
|
| Gidiyorum, evet, gidiyorum!
| I'm going, yes, I'm going!
|
| Ama bir gün hiç kimsenin haberi olmadan gideceğim bu dünyadan
| But one day I will leave this world without anyone knowing
|
| O zaman, kimse bulamayacak beni, hiç kimse!
| Then no one will find me, no one!
|
| (Ah) Başından geçen şu kirli koca dünya
| (Ah) This dirty big world you've been through
|
| Bilemedim ki, yoksa kalırdım yanıbaşında
| I didn't know, otherwise I would have stayed by your side
|
| (Ah) Başından geçen şu kirli koca dünya
| (Ah) This dirty big world you've been through
|
| Bilemedim ki, yoksa kalırdım yanıbaşında | I didn't know, otherwise I would have stayed by your side |