| Ben öperken dudaklarından çok mutluydun sen
| You were so happy when I kissed your lips
|
| Ayağın yerden yüksekte geziniyordun
| You were walking with your feet above the ground
|
| Onca aşka sırtımı dönüp sana yüz verdim
| I turned my back on all the love and gave face to you
|
| Her fırsatta tanrıya şükrediyordun
| You were thanking God at every opportunity.
|
| Uzak oldun bazen neden fikrini çelenler mi var
| You've been away, why are there people who tempt you
|
| Hancıyım ben onlar yolcu kanma boş yere
| I'm the innkeeper, don't be fooled by the passengers
|
| Ben dururken başka kollarda mutluluk bulmayı
| Finding happiness in other arms while I'm standing
|
| Denemen zaman kaybıdır
| Trying is a waste of time
|
| Düşünme bile aklından geçirme
| don't even think about it
|
| Ne hayat bekler ne aşk
| Neither life waits nor love
|
| Her şeye bir kibrit çak
| Light a match for everything
|
| Kendini erit bende
| melt yourself in me
|
| Benim Adım aşk
| My name is Love
|
| Hadi yaslan kalbime
| Come on, lean on my heart
|
| Nefesin nefesimde
| your breath on my breath
|
| Kendini rahat bırak
| relax yourself
|
| Benim Adım aşk
| My name is Love
|
| Bu kalbime kim dokundu, kimler girdi saymadım
| Who touched this heart, I did not count who entered
|
| Sana ayrı bir yer verdim diğerlerinden
| I gave you a special place
|
| Hataların yanlışların üzerinde durmadım
| I did not dwell on the mistakes
|
| Hesapsızdır aşk bende kendiliğinden | Love is incalculable in me by itself |