| Kalakaldım (original) | Kalakaldım (translation) |
|---|---|
| Güneşim soluyor ayazlarda | My sun is fading in the frost |
| İçim ürperiyor | I'm shivering |
| Ne yüzüm gülüyor yolunda | What's wrong with my face |
| Ne yapsam olmuyor | No matter what I do |
| Bir gemi kalkıyor içimden | A ship is leaving me |
| Meçhule gidiyor | going unknown |
| Yüzüyor bilinmez uzaklara | Swimming unknown far |
| Canımı yakıyor | it hurts me |
| Uğrunda ölüm bile bana kolay | Even death is easy for me |
| Karşısında dururum | I stand before you |
| Varsın böyle geçse de | Even if it goes like this |
| Bütün ömür kendimi avuturum | I console myself all my life |
| Kalakaldım kışın ortasında yine | I'm stuck in the middle of winter again |
| Yine aldandım sonunu bile bile | I was deceived again, even knowing the end |
| Cennetten kovuldum isyan ede ede | I've been kicked out of heaven so I can rebel |
| Hiç utanmıyorum | I'm not ashamed at all |
