| Gün çoktan döndü buralarda
| The day has already turned here
|
| Ve ben simsiyah bir gecenin koynunda, yapayalnız bekliyorum
| And I'm waiting all alone in the bosom of a black night
|
| Duyuyorum, görüyorum, bir gün gelecek dönence biliyorum
| I hear, I see, I know the day will come when I return
|
| Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
| I'm in the bosom of the black night all alone
|
| Uzaklarda bir yerlerde, güneşler doğuyor
| Somewhere far away, the sun is rising
|
| (Biliyorum, dönence)
| (I know, tropic)
|
| Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
| I'm a branch of a dry tree all alone
|
| Uzaklarda bir yerlerde, bir şeyler kök salıyor
| Somewhere far away, something is taking root
|
| (Görüyorum, dönence)
| (I see, tropic)
|
| Çatlamış dudağımda ne bir ses, ne bir nefes
| Not a sound, not a breath on my chapped lip
|
| Uzaklarda bir yerlerde, türküler söyleniyor
| Somewhere far away, folk songs are sung
|
| (Duyuyorum, görüyorum, biliyorum)
| (I hear, I see, I know)
|
| Simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
| I'm in the bosom of the black night all alone
|
| Uzaklarda bir yerlerde, güneşler doğuyor
| Somewhere far away, the sun is rising
|
| (Dönence)
| (Tropic)
|
| Kupkuru bir ağacın dalıyım yapayalnız
| I'm a branch of a dry tree all alone
|
| Uzaklarda bir yerlerde, bir şeyler kök salıyor
| Somewhere far away, something is taking root
|
| (Görüyorum, dönence)
| (I see, tropic)
|
| Çatlamış dudağımda ne bir ses, ne bir nefes
| Not a sound, not a breath on my chapped lip
|
| Uzaklarda bir yerlerde, türküler söyleniyor,
| Somewhere far away, folk songs are sung,
|
| (Dönence, dönence)
| (Moropic, tropic)
|
| (Gün dönende dönence, dönence) | (Tromatic of the day, tropic of the tropic) |