| You’re like a child with old eyes |
| Sen yaşlı gözleri olan bir çocuk gibisin |
| Cynical, sensible, always full of surprises |
| Şüpheci, duygusal, ve daima sürprizlerle dolusun |
| You travel far and wide |
| Uzaklara seyahat edersin |
| Lookin' for the feeling lost inside |
| İçin kaybettiğin hissi aramak için |
| They don’t understand you, no |
| Onlar seni anlamıyor, hayır |
| Until it’s too late |
| Çok geç olana dek |
| With everything they’ve handed you on a silver plate |
| Sana gümüş tepside uzattıkları herşey ile |
| Are you hungry, for a little more than what you’ve had before? |
| Aç mısın, daha önce aldığından biraz daha fazlası için? |
| Are you hungry, for a taste of life to whet your appetite? |
| Aç mısın, yaşamın tadı için iştahını bileyecek? |
| Are you hungry? |
| Aç mısın? |
| Hungry |
| Aç |
| Now give me this mountainside |
| Şimdi bana bu dağın yanını ver |
| Cool water to lie beside |
| Yanında akacak soğuk bir su |
| Give me these two strong eyes to see the difference between truth and lie |
| Bana bu iki güçlü gözü ver, gerçekle yalan arasındaki farkı görecek |
| Or give me this feeling when you kiss me baby every day and every night |
| Yada bana bu duyguyu ver, sen beni her gece ve her gündüz öptüğünde |
| Thats all I need, yes everything else, is gonna be alright |
| İşte tüm ihtiyacım olan bu, evet diğer herşey yoluna girecek |
| You’re like a sight for sore eyes |
| Sen duyarlı gözler için bir manzara gibisin |
| Lyrical and gentle, and borderlining sentimental |
| Coşkulu ve nazik ve sınırlı duygusal |
| You’re like a dream in real life |
| Gerçek yaşamdaki bir düş gibisin |
| So why do I keep falling back to sleep i’m so serious and deep? |
| Öyleyse neden uykuya geri döneyim ki, ben öyle ciddi ve içtenim? |
| Hungry Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |