| Hiç bu kadar ürpermedim
| I've never shivered this much
|
| Daha uyumadım dünden beri
| I haven't slept yet since yesterday
|
| Ne ol’ucağını düşünüyo'dum sadece
| I was just thinking what would happen
|
| Şimdi süslüyorum bültenleri
| Now I adorn releases
|
| Suratıma bak, ciddi konuş, otur
| Look at my face, talk seriously, sit down
|
| Biliyorum, hep gittiğim yolum yokuş
| I know, the way I always go is uphill
|
| Gidiyorum, sadece yüzüm asık
| I'm leaving, I'm just sullen
|
| Bunu nasıl anlatırım?
| How do I explain this?
|
| Bi' gecede olabilir hokus pokus
| Might be overnight hocus pocus
|
| Gidiyorum çarparak duvarlara
| I'm going crashing into walls
|
| Saçılıyor elmaslarım, ya, uzaklara
| My diamonds are scattering, ya, far away
|
| Yanıyorum alev gibi
| I'm burning like a flame
|
| Küllerim darmadağın
| My ashes are scattered
|
| Karanlıkta kaybolan
| lost in the dark
|
| Yarınımız hayrola
| Let's have a good tomorrow
|
| Elmas gibi, ya, parlıyorum
| Like a diamond, ya, I'm shining
|
| Karanlıkta tek bi' başıma (Ah)
| Alone in the dark (Ah)
|
| Yağmur gibi yağar (Yağar) düşünce bir defa
| It rains like rain (It rains) once a thought
|
| İstemediğin ne varsa birikir kapında (Woo)
| Whatever you don't want accumulates at your door (Woo)
|
| Elmas gibi, ya, parlıyorum
| Like a diamond, ya, I'm shining
|
| Karanlıkta tek bi' başıma (Ah)
| Alone in the dark (Ah)
|
| Yağmur gibi yağar (Yağar) düşünce bir defa
| It rains like rain (It rains) once a thought
|
| İstemediğin ne varsa birikir kapında
| Whatever you don't want accumulates at your door
|
| Yaşamıyo'dum üç seneden beri
| I've been alive for three years
|
| Sanki yazıyorum şükre bedel gibi
| I'm writing as if it's a price of gratitude
|
| Şansa bak be, sükse eden benim
| Luckily, I'm the success
|
| Şimdi herkes dinliyo' derdimi
| Now everyone is listening, would I say?
|
| Tam on beş sene bekledim
| I waited exactly fifteen years
|
| Hep emekledim, rap dolu defterim
| I've always crawled, my notebook full of rap
|
| Hep «Emek» dedim, denkledim denklemi
| I always said "Labor", I balanced the equation
|
| Anlatamazsın karanlıkta renkleri
| You can't tell the colors in the dark
|
| Kurtuluş yok bur’dan, deme «İmdat!»
| There is no salvation from bur, don't say "Help!"
|
| Bunu senden önce yirmi kere denedim, ya
| I tried this twenty times before you, ya
|
| Bi' mermi ve de milyonlarca sebebim var
| I've got a bullet and a million reasons
|
| Ama yazıyorum sadece geleceğe dair
| But I write only about the future
|
| Ah, sanki ikinci bi' seçeneğim var
| Ah, it's like I have a second choice
|
| Ah, ama yazıyorum sadece geleceğe dair
| Ah, but I write only about the future
|
| Elmas gibi, ya, parlıyorum
| Like a diamond, ya, I'm shining
|
| Karanlıkta tek bi' başıma (Ah)
| Alone in the dark (Ah)
|
| Yağmur gibi yağar (Yağar) düşünce bir defa
| It rains like rain (It rains) once a thought
|
| İstemediğin ne varsa birikir kapında (Woo)
| Whatever you don't want accumulates at your door (Woo)
|
| Elmas gibi, ya, parlıyorum
| Like a diamond, ya, I'm shining
|
| Karanlıkta tek bi' başıma (Ah)
| Alone in the dark (Ah)
|
| Yağmur gibi yağar (Yağar) düşünce bir defa
| It rains like rain (It rains) once a thought
|
| İstemediğin ne varsa birikir kapında | Whatever you don't want accumulates at your door |