| Me and my guitar play my way. It makes them frown. |
| Ben ve gitarım yolumu çalıyoruz. Bu onları sinir ediyor |
| But little pieces by the highway bring me down. |
| Ama otoyolun küçük parçaları beni yerle bir ediyor |
| Mine is not a heart of stone, I am only skin and bone, |
| Benim kalbim taştan değil, ben sadece deri ve kemiğim |
| And those little pieces are little pieces of my own. |
| Ve bu küçük parçalar benim kendi küçük parçalarım |
| Why don’t you give me some love? |
| Bana neden biraz aşk vermiyorsun? |
| I’ve taken ship-load of drugs. |
| Ben ilaçların kargosunu almıştım. |
| I’m so tired of never fixing the pain. |
| Acıyı asla düzeltememekten çok yoruldum |
| Valium said to me, |
| Valium* bana dediki, |
| I’ll take you seriously, |
| Seni cidden alacağım |
| And we’ll come back as someone else, |
| Ve başka biri olarak geri döneceğiz |
| Who’s better than yourself. |
| Senden daha iyi biri |
| Many faces at the doorway all hang round. |
| Antrede bir çok yüz asılıyor |
| Watch me fighting in the hallway but make no sound. |
| Koridorda kavga edişimi izliyorlar ama ses çıkarmıyorlar |
| So I’m standing all alone, and I’m only skin and bone. |
| Yani tek başıma duruyorum, ve sadece deri ve kemiğim |
| So many faces but they all look out for their own. |
| Bir çok yüz var ama onlar sadece kendilerini önemsiyorlar |
| Why don’t you give me some love? |
| Bana neden biraz aşk vermiyorsun? |
| I’ve taken ship-load of drugs. |
| Ben ilaçların kargosunu almıştım. |
| I’m so tired of never fixing the pain. |
| Acıyı asla düzeltememekten çok yoruldum |
| Valium said to me, |
| Valium* bana dediki, |
| I’ll take you seriously, |
| Seni cidden alacağım |
| And we’ll come back as someone else, |
| Ve başka biri olarak geri döneceğiz |
| Who’s better than yourself. |
| Senden daha iyi biri |
| And some day soon they’ll drop the bomb and let it all out. Someday. |
| Ve yakında bir gün bombayı düşürecekler ve vazgeçecekler. Bir gün. |
| I know that someday soon we’ll all be gone so let it all out. |
| Biliyorum yakında bir gün hepimiz vazgeçilmiş olacağız. |
| Let it all out today. |
| Bugün vazgeç |
| And give me some love, |
| Ve bana biraz aşk ver |
| Yeah, give me some love, |
| Evet, bana biraz aşk ver |
| Come on, give me some love today. |
| Gel, bugün bana biraz aşk ver. |
| Give Me Some Love Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |