| Yangın Yeri (original) | Yangın Yeri (translation) |
|---|---|
| Yaşamak bu yangın yerinde | Living in this fire place |
| Her gün yeniden ölerek | dying every day |
| Zalimin elinde tutsak | We are held captive in the hands of the oppressor |
| Cahile kurban olarak | As a victim of ignorance |
| Yalanla kirlenmiş havada | In the air polluted with lies |
| Güçlükle soluk alarak | With difficulty breathing |
| Savunmak gerçeği çoğu kez yalnızlığını bilerek | Defending the truth often knowing your loneliness |
| Korkağı döneği suskunu | coward turncoat silent |
| Görüp de öfkeyle dolarak | Seeing and filled with anger |
| Toplanır ölü arkadaşlar | Gathering dead friends |
| Her biri bir yerden gelerek | each coming from somewhere |
| Kiminin boynunda ilmeği | who has a noose around his neck |
| Kimi kanını silerek | Who wipes your blood |
| Kucaklıyor beni Metin Altıok | Metin Altiok hugs me |
| Aldırma diyor gülerek | He says don't mind with a smile |
| Yaşamak görevdir yangın yerinde | Living is a duty in the fire place |
| Yaşamak insan kalarak | live as human |
| Yaşamak görevdir yangın yerinde | Living is a duty in the fire place |
| Yaşamak insan kalarak | live as human |
