| Please accept my apologies, wonder what would have been |
| Would you’ve been a little angel or an angel of sin? |
| Tom-boy running around, hanging with all the guys. |
| Or a little tough boy with beautiful brown eyes? |
| I payed for the murder before they determined the sex |
| Choosing our life over your life meant your death |
| And you never got’a chance to even open your eyes |
| Sometimes I wonder as a foetus if you faught for your life? |
| Would you have been a little genius in love with math? |
| Would you have played in your school clothes and made me mad? |
| Would you have been a little rapper like your papa da Piper? |
| Would you have made me quit’smokin' by finding one of my lighters? |
| I wonder about your skintone and shape of your nose? |
| And the way you would have laughed and talked fast or slow? |
| Think about it every year, so I picked up a pen |
| Happy birthday, love you whoever you woulda been |
| Happy birthday… |
| Mutlu yıllar… ve bir dilek tut |
| Özürlerimi lütfen kabul et, ne olurdu merak ediyorum |
| Küçük bir melek ya da suçlu bir melek olsaydın? |
| Erkek Fatma gibi oradan oraya koşturan, tüm çocuklarla takılan. |
| Veya kahverengi güzel gözleriyle küçük sert bir çocuk musun? |
| Onlar cinsiyeti tespit etmeden önce cinayet parasını ödedim |
| Kendi hayatın üzerine bizim hayatımızı seçmen ölüm demektir |
| Ve hatta gözlerini açmak için bile bir şansın yok |
| Bazen bir cenin gibi merak ediyorum, hayatın için savaşıyorsan eğer |
| Matematiğe âşık küçük bir dâhi miydin? |
| Okul kıyafetlerinle oynar mıydın ve beni çıldırtır mıydın? |
| Baban gibi kaval çalan küçük bir rap'çi olur muydun? |
| Çakmaklarımdan birini bulup, sigarayı bırakmamı sağlar mıydın? |
| Teninin rengini ve burnunun şeklini merak ediyorum |
| Ve gülme şeklini, hızlı ya da yavaş mı konuştuğunu |
| Her yıl bu konuda düşünüyorum ve bir kalem aldım |
| Mutlu yıllar, her kim olursan ol seni seviyorum |
| Mutlu yıllar… |
| what I thought was a dream (make a wish) |
| Was as real as it seemed (happy birthday) |
| What I thought was a dream (make a wish) |
| Was as real as it seemed |
| I made a mistake! |
| NAKARAT: |
| Düşündüklerim bir rüyaydı (Bir dilek tut) |
| Göründüğü kadar gerçekti (Mutlu yıllar) |
| Düşündüklerim bir rüyaydı (Bir dilek tut) |
| Göründüğü kadar gerçekti |
| Bir hata yaptım! |
| I’ve got a millon excuses to why you died |
| Bet the people got their own reasons for homicide |
| Who’s to say it woulda worked, and who’s to say it wouldn’t have? |
| I was young and strugglin' but old enough to be your dad |
| The fear of being my father has never disappeared |
| Pondering frequently while I’m sippin' on my beer |
| My vision of a family was artificial and fake |
| So when it came time to create I made a mistake |
| Now you’ve got a little brother maybe he’s really you? |
| Maybe you really forgave us knowin' we was confused? |
| Maybe everytime that he smiles it’s you proudly knowin' that your father’s |
| doin' the right thing now? |
| I never tell a woman what to do with her body |
| But if she don’t love children then we can’t party |
| Think about it every year, so I picked up a pen |
| Happy birthday, love you whoever you woulda been |
| Happy birthday… |
| Neden öldüğüne dair bir milyon bahanem var |
| İddia ediyorum insanların adam öldürmek için kendi nedenleri var |
| Kimi çalıştığını söyler, kimi çalışmadığını söyler |
| Gençtim ve mücadele ediyordum, fakat yeterince yaşlı bir baban oldum |
| Babam olmanın korkusu hiçbir zaman yok olmadı |
| Sık sık düşünüyorum, biramı yudumlarken |
| Bir aileye bakışım yapay ve sahteydi |
| Bu yüzden aile olma zamanı geldiğinde, bir hata yaptım |
| Şimdi küçük bir kardeşin var, belki o gerçekten senin? |
| Belki kafamızın karışık olduğunu bilerek bizi gerçekten affettin? |
| Belki de o her zaman sana gülümsüyor ki, baban doğru şeyi yaptığını gururla |
| biliyor |
| Bir kadın vücuduyla ne yapacağımı asla söylemem |
| Ama o çocukları sevmiyorsa o zaman eğlenemeyiz |
| Her yıl bu konuda düşünüyorum ve bir kalem aldım |
| Mutlu yıllar, her kim olursan ol seni seviyorum |
| Mutlu yıllar… |
| What I thought was a dream (make a wish) |
| Was as real as it seemed (happy birthday) |
| What I thought was a dream (yeah, make a wish) |
| Was as real as it seemed |
| I made a mistake! |
| NAKARAT: |
| Düşündüklerim bir rüyaydı (Bir dilek tut) |
| Göründüğü kadar gerçekti (Mutlu yıllar) |
| Düşündüklerim bir rüyaydı (Bir dilek tut) |
| Göründüğü kadar gerçekti |
| Bir hata yaptım! |
| And from the heavens to the womb to the heavens again |
| From the endin' to the endin', never got to begin |
| Maybe one day we could meet face to face? |
| In a place without time and space |
| Happy birthday… |
| Ve göklerden rahme, tekrar göklere kadar |
| Sonun sonuna kadar, asla başlamamak için |
| Belki bir gün yüz yüze görüşebiliriz? |
| Zaman ve mekan olmayan bir yerde |
| Mutlu yıllar… |
| From the heavens to the womb to the heavens again |
| From the endin' to the endin', never got to begin |
| Maybe one day we could meet face to face? |
| In a place without time and space |
| Happy birthday… |
| Ve göklerden rahme, tekrar göklere kadar |
| Sonun sonuna kadar, asla başlamamak için |
| Belki bir gün yüz yüze görüşebiliriz? |
| Zaman ve mekan olmayan bir yerde |
| Mutlu yıllar… |
| What I thought was a dream (make a wish) |
| Was as real as it seemed (happy birthday) |
| What I thought was a dream (make a wish) |
| Was as real as it seemed |
| I made a mistake!!! |
| NAKARAT: |
| Düşündüklerim bir rüyaydı (Bir dilek tut) |
| Göründüğü kadar gerçekti (Mutlu yıllar) |
| Düşündüklerim bir rüyaydı (Bir dilek tut) |
| Göründüğü kadar gerçekti |
| Bir hata yaptım! |
| Happy Birthday Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |