| «You hold the answers deep within your own mind |
| (Aklının derinliklerindeki cevapları tut) |
| Consciously, you’ve forgotten it |
| (Bile bile onu unuttun) |
| That’s the way the human mind works |
| (O yolda insani düşünceler çalışır) |
| Whenever something is too unpleasant, to shameful for us, to entertain, |
| we reject it |
| (Bir şeyler tatsızlaştığında, bizim için utanç verici olduğunda, |
| eğlendirmediğinde onu reddederiz) |
| We erase it from our memories |
| (Onu hafızamızdan sielriz) |
| But the answer is always there. |
| (Fakat cevaplar hep oradadır.) |
| (Can't wash it all away) |
| ((Uzaktan yıkayamaz mısın?)) |
| (Can't wish it all away) |
| ((Uzaktan dileyemez misin?)) |
| (Can't hope it all away) |
| ((Uzaktan umamaz mısın?)) |
| (Can't cry it all away) |
| ((Uzaktan ağlayamaz mısın?)) |
| The pain that grips you |
| (Acı seni sımsıkı tutuyor) |
| The fear that binds you |
| (Korku seni bağlıyor) |
| Releases life in me |
| (Bendeki hayatı serbest bırak) |
| In our mutual |
| (Ortaklığımızdaki) |
| Shame we idolize |
| (Utanç bizi putlaştırıyor) |
| To blind them from the truth |
| (Gerçekten onları kör ediyor) |
| That finds a way from who we are |
| (Kim olduğumuzu buluyor) |
| Please don’t be afraid |
| (Lütfen korkma) |
| When the darkness fades away |
| (Karanlık uzağa solduğunda) |
| The dawn will break the silence |
| (Şafak sessizlikle kırılacak) |
| Screaming in our hearts |
| (Kalplerimizin çığlıkları) |
| My love for you still grows |
| (Aşkım senin için sessiz büyüyor) |
| This I do for you |
| (Bunu senin için yapıyor) |
| Before I try to fight the truth my final time |
| (Son saatimde önce gerçekler için savaşmaya çalışacağım) |
| «We're supposed to try and be real |
| (Biz farzedilenlerle uğraşırız ve gerçek olur) |
| And I feel alone, and we’re not together |
| (Ve yalnız hissederim ve birlikte değiliz) |
| And that is real. |
| (Ve bu gerçek)» |
| Can’t wash it all away |
| (Uzaktan yıkayamaz mısın?) |
| Can’t wish it all away |
| (Uzaktan dileyemez misin?) |
| Can’t cry it all away |
| (Uzaktan ağlayamaz mısın?) |
| Can’t scratch it all away |
| (Uzaktan tırmalayamaz mısın?) |
| Lying beside you |
| (Yalan yanıbaşında) |
| Listening to you breathe |
| (Nefesini dinliyorum) |
| The life that flows inside of you |
| (Hayat senin içinde akıyor) |
| Burns inside of me |
| (Benim için yanıyor) |
| Hold and speak to me |
| (Tut ve konuş benimle) |
| Of love without a sound |
| (Onsuz bir aşkın sesi) |
| Tell me you will live through this |
| (Söyle bana bunu sayesinde yaşayacakın) |
| And I will die for you |
| (Ve senin için öleceğim) |
| Cast me not away |
| (Uzağa fırlatma beni) |
| Say you’ll be with me |
| (Benimle olacağını söyle) |
| For I know I cannot |
| (Biliyorum yapamam) |
| Bear it all alone |
| (Bunu yalnız başıma taşıyamam) |
| «You're not alone, are you? |
| (Yalnız değilsin, değil mi?) |
| Never… Never. |
| (Asla…Asla)» |
| Can’t fight it all away |
| (Uzaktan savaşamaz mısın?) |
| Can’t hope it all away |
| (Uzaktan umamaz mısın?) |
| Can’t scream it all away |
| (Uzaktan bağıramaz mısın?)(Uzaktan bağıramaz mısın?) |
| It just won’t fade away, |
| (Uzaktan doğru solmayacak) |
| No |
| (Hayır) |
| (Can't fight it all away) |
| ((Uzaktan savaşamaz mısın??)) |
| (Can't hope it all away) |
| ((Uzaktan savaşamaz mısın?)) |
| Can’t scream it all away |
| (Uzaktan bağıramaz mısın?) |
| Ooh, it all away |
| (Ohh, uzaktan) |
| Ooh, it all away |
| (Ohh, uzaktan) |
| «But the answer is always there. |
| (Fakat cevaplar hep oradadır.) |
| Nothing is ever really forgotten. |
| (Hiç bir şey asla gerçekten unutulmadı)» |
| «Because I’m tired of it too.» |
| (Çünkü onun yüzünden çok yorgunum) |
| «Because I’m tired of it too.» |
| (Çünkü onun yüzünden çok yorgunum) |
| «Because I’m tired of it too.» |
| (Çünkü onun yüzünden çok yorgunum) |
| «Because I’m tired of it too.» |
| (Çünkü onun yüzünden çok yorgunum) |
| «Because I’m tired of it too.» |
| (Çünkü onun yüzünden çok yorgunum) |
| Understanding (Original) Çeviri, AkorMerkezi.com'da yayınlanmıştır. |