| Yaşamam Artık (original) | Yaşamam Artık (translation) |
|---|---|
| Sahibi olduğum dizim tutmuyor | My knee is not holding |
| Dünyayı gösteren gözüm görmüyor | I can't see the world showing |
| Ömrümün baharı solmuş gidiyor | The spring of my life is fading away |
| Canıma kastım var yaşamam artık | I mean my life, I won't live anymore |
| Arayan dostlarım beni bulmasın | Do not let my friends who seek find me |
| Doğmasın güneşim sabah olmasın | May my sun not rise, let it not be morning |
| Kuytu bir köşede ömrüm son bulsun | Let my life end in a secluded corner |
| Canıma kastım var yaşamam artık | I mean my life, I won't live anymore |
| Neşesi olmayan ömrü neyleyim | What should I do with a life without joy? |
| Rüzgarda savrulan yaprak gibiyim | I'm like a leaf blowing in the wind |
| Böylesi hayatı nasıl seveyim | How can I love such a life |
| Canıma kastım var yaşamam artık | I mean my life, I won't live anymore |
| Ersan er yaşamam artık | Ersan, I will not live any longer |
