| Toz (original) | Toz (translation) |
|---|---|
| Verdiğin butun sözleer yerini hiç bulmadı | All the promises you made never found their place |
| Bu olanlar sana hiç yakışmadı | These things did not suit you at all |
| Söylediklerinle yaptıgın işler hiç uymadı | What you said and what you did didn't match at all |
| Kazanan sence şimdi kim sormalı | Who do you think the winner should ask now? |
| Bir lafım var yanına ucarak geldiğim o günler nerde | I have a word, where are those days when I flew to you? |
| Bir önemi kalmadı | It doesn't matter anymore |
| Biraz masum ihtiras dolu sarmaşıklar gbi | Like some innocent passion-filled vines |
| Aşk dediğin ömürlük olmalı | Love should be for life |
| Yalanlar üstüne kazınmış bir aşkmış seninkisi | Yours is a love engraved on lies |
| Nasıl bir başkası olur ne vermedim ne yetmedi | How can someone else be, what I did not give, what was not enough |
| Inkar etmene olur yalanmıydı söyle hadi | Tell me if it was a lie |
| O tozlu yollardan nasıl geçen çok seven biri | He is someone who loves how he passes through dusty roads |
