| Gölgesinde mevsimler boyu oturduğumuz
| In the shade of which we sit for seasons
|
| Hep el ele vererek hayaller kurduğumuz
| We've always dreamed of hand in hand.
|
| Kimi üzgün, kimi gün neşeyle dolduğumuz
| Some sad, some days filled with joy
|
| O ağacın altını şimdi anıyor musun?
| Do you remember under that tree now?
|
| O ağacın altını şimdi anıyor musun?
| Do you remember under that tree now?
|
| O güzel günler için bilmem, bilmem, bilmem, bilmem yanıyor musun?
| For those good days, I don't know, I don't know, I don't know, I don't know, are you burning?
|
| Bilmem yanıyor musun?
| I don't know, are you on fire?
|
| Attığımız tarih de çizdiğimiz o kalp de
| The date we beat and the heart we drew
|
| Silinmemiş, duruyor hepsi yerli yerinde
| Undeleted, all in place
|
| Ben şarkılar söylerdim yatarken dizlerimde
| I used to sing songs while lying on my knees
|
| O ağacın altını şimdi anıyor musun?
| Do you remember under that tree now?
|
| O ağacın altını şimdi anıyor musun?
| Do you remember under that tree now?
|
| O güzel günler içim bilmem, bilmem, bilmem, bilmem yanıyor musun?
| For those good days, I don't know, I don't know, I don't know, I don't know, are you burning?
|
| Bilmem yanıyor musun?
| I don't know, are you on fire?
|
| Bilmem yanıyor musun? | I don't know, are you on fire? |