| Ben Yokum (original) | Ben Yokum (translation) |
|---|---|
| Basıp gitmek istiyorum buralardan | I want to get out of here |
| Kendimi doldurup trenlere | Fill myself up on trains |
| Bir daha hiç basmadan frenlere | without ever pressing the brakes again |
| Gördüğüm bütün duraklarda inmek | Getting off at all the stops I've seen |
| Ağrıyıp ağrıyıp dinmek | ache and ache |
| Tarifsiz tarihsiz tanımsız adsız | indescribable undated undefined unnamed |
| Fil gibi ölmeye yatmak | sleeping like an elephant |
| Ağır başlı | heavy-headed |
| Sonra çırılçıplak uyanmak | then wake up naked |
| Tekrar tekrar hatırlamak | to remember over and over again |
| Kundaklanmamış o ilk anı | That first memory that wasn't swaddled |
| Ben yokum | i'm out |
| Kabuklarımı kırana kadar | Until I break my shells |
| Kim bilir kaç yıl oldu kendimi dinlemeyeli | Who knows how many years since I listened to myself |
| Bir yol ağzında bulsunlar hiçliğimi | Let them find my nothingness at the crossroads |
| Umrumda bile değil | I do not even care |
| Söksünler rütbelerimi | Let them rip my ranks |
